A better you
with better words.

Find the right word.
Understand it completely.

ensnare

/ɪnˈsnɛr/ /ɪnˈsneə/
  1. 1 kapana kıstırmak, tuzakla yakalamak
  2. 2 tuzağa düşürmek, (kötü bir duruma) sürüklemek

Definition (English)

  1. To catch someone or something in a trap.
  2. To get someone involved in a bad situation that is hard to escape.

Example Sentences

  1. The hunter set a trap to ensnare the small animal.
    Avcı küçük hayvanı yakalamak için bir tuzak kurdu.
  2. A spider's web can ensnare insects much larger than the spider.
    Örümcek ağı, örümcekten çok daha büyük böcekleri yakalayabilir.
  3. Online scams often ensnare people who are looking for easy money.
    İnternet dolandırıcılıkları genellikle kolay para arayan insanları tuzağa düşürür.
  4. Many young people get ensnared in debt through easy credit.
    Birçok genç, kolay kredi yüzünden borç batağına sürükleniyor.

Verb Forms Regular

Base ensnare
/ɪnˈsnɛr/
Past ensnared
/ɪnˈsnɛrd/
Participle ensnared
/ɪnˈsnɛrd/
Spelling rule

Ends in ‑e: add ‑densnare → ensnared

Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.

Same rule: love → loved · live → lived · use → used

Pronunciation of -ed
/t/worked /d/played /ɪd/wanted

Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /r/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. ensnared /ɪnˈsnɛrd/

Synonyms

Antonyms

Collocations

ensnare preybe ensnared inensnare insects