down
A1A2B1B2C1C2
/daʊn/
/daʊn/
- 1 aşağı, aşağıya
- 2 boyunca, ilerisinde
Definition (English)
- From a higher to a lower part of something.
- Along a road, river or path, often away from the speaker.
Example Sentences
-
He walked slowly down the stairs.Merdivenlerden yavaşça aşağı indi.
-
Tears were running down her face.Gözyaşları yüzünden aşağı süzülüyordu.
-
She lives just down the road from the school.Okulun biraz ilerisinde oturuyor.
-
Walk down this street until you reach the bank.Bankaya varana kadar bu cadde boyunca yürü.
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 56
See all- down and lockedexpr.aşağıda ve kilitli
- down in the dumpsidiommorali bozuk, keyifsiz
- down jacketn.kaz tüyü mont, kuş tüyü mont
- down lockn.aşağı kilidi, iniş kilidi
- down paymentn.peşinat
- down pillown.kuş tüyü yastık, tüy yastık
- down roundn.düşük değerlemeli yatırım turu, değer kaybıyla yapılan tur
- down stayexpr.yat, bekle
- Down syndromen.Down sendromu
- down the rabbit holeidiom(bir konunun) içinde kaybolmak, konudan konuya dalıp gitmek
- down the roadexpr.ileride, gelecekte
- down timen.duruş süresi, çalışmama süresi
- down to earthadj.ayakları yere basan, alçakgönüllü
- down to one's last pennyidiombeş parasız kalmış, son kuruşuna kadar harcamış