dog
A1A2B1B2C1C2
/dɔg/
/dɒg/
- 1 yakasını bırakmamak, (sürekli) başına dert olmak
- 2 (birinin) peşinden ayrılmamak, (birini) adım adım izlemek
Definition (English)
- To cause problems or difficulties for someone or something for a long time.
- To follow someone closely and not leave that person alone.
Example Sentences
-
Injuries have dogged him throughout his career.Sakatlıklar kariyeri boyunca yakasını bırakmadı.
-
The project has been dogged by delays from the start.Proje en başından beri gecikmelerle boğuşuyor.
-
Reporters dogged her every step during the visit.Ziyaret boyunca muhabirler attığı her adımda peşinden ayrılmadı.
-
A small boy dogged us all the way to the market.Küçük bir çocuk pazara kadar peşimizden ayrılmadı.
Verb Forms Regular
Base
dog
/dɔg/
Past
dogged
/dɔgd/
Participle
dogged
/dɔgd/
Spelling rule
Double the last consonant + ‑eddog → dogged
Fiil tek bir sesli + tek bir sessiz harfle bitiyor ve vurgu son hecede olduğu için son sessiz harf ikilenir, sonra -ed eklenir.
Same rule: stop → stopped · plan → planned · drop → dropped
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /g/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. dogged /dɔgd/
Synonyms
Collocations
be dogged by problemsbe dogged by injurybe dogged by bad luckdog someone's careerdog someone's every step
Phrases 40
See all- dog daysn.yazın en sıcak günleri, eyyamıbahur
- dog fightn.it dalaşı, hava muharebesi
- dog fightingn.köpek dövüşü, it dalaşı
- dog sledn.köpek kızağı
- dog sleddingn.köpek kızağı sürme, köpek kızağıyla yolculuk
- dog tiredidiomyorgunluktan bitmiş, bitkin
- dog walkern.köpek gezdirici
- dogn.köpek, herif
- alert dogn.uyarı köpeği, alarm köpeği
- comfort dogn.destek köpeği, terapi köpeği
- corn dogn.corn dog, çubukta kızarmış sosis
- crisis response dogn.kriz müdahale köpeği
- diabetic alert dogn.diyabetik uyarı köpeği
- dog-eat-dogadj.acımasız, kıran kırana