descent
A1A2B1B2C1C2
/dɪˈsɛnt/
/dɪˈsɛnt/
-
1
iniş, alçalma
The act of moving downwards.
-
The airplane started its gradual descent into the city’s airport.Uçak kademeli olarak şehrin havaalanına doğru alçalmaya başladı.
-
The climbers began their descent from the summit at noon.Dağcılar öğlen zirveden inişe başladı.
-
-
2
inişli yol, yokuş aşağı yolcountable
A slope or path that goes downwards.
-
The mountain path was a steep descent.Dağ yolu dik bir inişti.
-
After the bridge there is a long descent to the village.Köprüden sonra köye uzun bir yokuş aşağı yol var.
-
-
3
soy, kökencountable
The origin or background of a person or group, especially in terms of family or ancestry.
-
She is of Irish descent.O, İrlanda kökenlidir.
-
His descent can be traced back to the 18th century.Onun kökeni 18. yüzyıla kadar izlenebilir.
-
She is of Turkish descent.O, Türk kökenlidir.
-
Synonyms
Antonyms
Collocations
steep descentrapid descentgradual descentbegin the descentof Irish descentdescent into chaos
Phrases 25
See all- descent checklistn.alçalma kontrol listesi
- descent pathn.alçalış yolu, iniş rotası
- descent raten.alçalma hızı, alçalma oranı
- descent speedn.alçalış hızı
- autorotative descentn.otorotasyonla alçalma, otorotatif alçalma
- continuous descentn.kesintisiz alçalma, devamlı alçalma
- continuous descent anglen.sürekli alçalma açısı
- continuous descent approachn.sürekli alçalma yaklaşması, kesintisiz alçalma yaklaşması
- continuous descent final approachn.sürekli alçalmalı son yaklaşma
- early descentn.erken alçalış, planlanandan önce alçalma
- econ descentn.ekonomik alçalma
- emergency descentn.acil alçalma
- emergency descent profilen.acil alçalma profili
- excessive descentn.aşırı alçalma