gradient
A1A2B1B2C1C2
/ˈgreɪdiənt/
/ˈgreɪdiənt/
-
1
eğim, yokuşcountable
How steep a slope is, especially on a road or railway.
-
The road climbs at a gradient of one in ten.Yol yüzde on eğimle tırmanıyor.
-
Heavy lorries move slowly on steep gradients.Ağır kamyonlar dik yokuşlarda yavaş ilerler.
-
-
2
gradyan, değişim oranıcountable Science
The rate at which temperature, pressure or another quantity changes from one place to another.
-
Wind is caused by a pressure gradient between two areas.Rüzgâr, iki bölge arasındaki basınç gradyanından kaynaklanır.
-
The temperature gradient in the ocean affects marine life.Okyanustaki sıcaklık gradyanı deniz canlılarını etkiler.
-
-
3
renk geçişi, degradecountable Art
A gradual change from one colour or shade to another.
-
The logo uses a smooth color gradient.Logoda yumuşak bir renk geçişi kullanılıyor.
-
The background has a subtle gradient effect.Arka planın hafif bir degrade efekti var.
-
Synonyms
Collocations
Phrases 11
See all- gradient clippingn.gradyan kırpma
- gradient descentn.gradyan inişi
- authority gradientn.yetki farkı, otorite farkı
- climb gradientn.tırmanma eğimi
- climb gradient requiredn.gerekli tırmanma gradyanı, gerekli tırmanma eğimi
- exploding gradientn.patlayan gradyan
- flat gradientn.düz otorite eğimi, düşük otorite eğimi
- minimum climb gradientn.minimum tırmanış eğimi, gerekli tırmanış eğimi
- pressure gradientn.basınç gradyanı
- steep cockpit gradientn.dik otorite gradyanı, kokpitte aşırı yetki farkı
- vanishing gradientn.kaybolan gradyan, yok olan gradyan