bump
A1A2B1B2C1C2
/bʌmp/
/bʌmp/
- 1 çarpmak, hafifçe vurmak
- 2 sarsılarak ilerlemek, sarsıla sarsıla gitmek
Definition (English)
- To hit something or someone lightly, often by accident.
- To move along a rough surface with sudden up-and-down movements.
Example Sentences
-
I bumped my head on the door.Kapıya kafamı çarptım.
-
Be careful not to bump the table when you sit down.Otururken masaya çarpmamaya dikkat et.
-
The car bumped over the rough road.Araba bozuk yolda sarsılarak ilerledi.
-
The old bus bumped along the narrow village road.Eski otobüs dar köy yolunda sarsıla sarsıla gitti.
Verb Forms Regular
Base
bump
/bʌmp/
Past
bumped
/bʌmpt/
Participle
bumped
/bʌmpt/
Spelling rule
Add ‑edbump → bumped
Fiilin sonuna -ed eklenir.
Same rule: work → worked · want → wanted · help → helped
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil sert (ötümsüz) bir ünsüzle, /p/ sesiyle bittiği için -ed /t/ okunur; yeni hece eklenmez. bumped /bʌmpt/
Phrases 10
See all- bump intophr.v.(birine) rastlamak, (biriyle) tesadüfen karşılaşmak
- bump offphr.v.(birini) temizlemek, (birinin) defterini dürmek
- bump reportn.sarsıntı raporu, türbülans raporu
- bump upphr.v.artırmak, yükseltmek
- bumpn.şişlik, tümsek
- baby bumpn.hamile karnı, belirginleşen karın
- bump-up CDn.faiz artışlı mevduat sertifikası
- caviar bumpn.el üstünde havyar, elden havyar tadımı
- speed bumpn.kasis, hız kesici
- version bumpn.sürüm yükseltme, sürüm numarası artırma