break with
A1A2B1B2C1C2
/breɪk wɪð/
/breɪk wɪð/
- 1 (biriyle) ilişkisini kesmek, (bir gruptan) kopmak
- 2 (gelenekten) ayrılmak, (geçmişle) bağını koparmak
Definition (English)
- To end a relationship or connection with a person or group.
- To stop following an old custom or way of doing things.
Example Sentences
-
She broke with her family after a bitter argument.Sert bir tartışmanın ardından ailesiyle ilişkisini kesti.
-
Several members broke with the club over the new rules.Birkaç üye yeni kurallar yüzünden kulüpten koptu.
-
He broke with tradition and wore a blue suit to his wedding.Gelenekten ayrılarak düğününde mavi takım elbise giydi.
-
She broke with her past and started a new life abroad.Geçmişiyle bağını koparıp yurt dışında yeni bir hayata başladı.
Synonyms
cut ties withsplit fromdepart from
Phrases 58
See all- breakv.kırmak, kırılmak
- breakn.mola, teneffüs
- break a habitcolloc.(bir alışkanlığı) bırakmak, alışkanlıktan vazgeçmek
- break a legidiombol şans, başarılar
- break a promisecolloc.sözünü bozmak, sözünden caymak
- break a recordcolloc.rekor kırmak
- break a resolutioncolloc.kararını bozmak, verdiği karardan dönmek
- break a rulecolloc.kural çiğnemek, kuralı ihlal etmek
- break a sweatidiomter dökmek, terlemek
- break a sweatcolloc.ter dökmek, zorlanmak
- break a tiecolloc.beraberliği bozmak, eşitliği bozmak
- break awayphr.v.(gruptan) ayrılmak, bağımsızlaşmak
- break breakexpr.(telsizde) mesajları ayırma ifadesi
- break downphr.v.bozulmak, arıza yapmak