break silence
A1A2B1B2C1C2
/breɪk ˈsaɪləns/
/breɪk ˈsaɪləns/
- 1 sessizliğini bozmak, suskunluğunu bozmak
Definition (English)
To start speaking after a period of saying nothing about a topic.
Example Sentences
-
He finally broke his silence about the scandal.Sonunda skandal hakkındaki sessizliğini bozdu.
-
The witness refused to break her silence.Tanık, sessizliğini bozmayı reddetti.
Synonyms
Phrases 58
See all- breakv.kırmak, kırılmak
- breakn.mola, teneffüs
- break a habitcolloc.(bir alışkanlığı) bırakmak, alışkanlıktan vazgeçmek
- break a legidiombol şans, başarılar
- break a promisecolloc.sözünü bozmak, sözünden caymak
- break a recordcolloc.rekor kırmak
- break a resolutioncolloc.kararını bozmak, verdiği karardan dönmek
- break a rulecolloc.kural çiğnemek, kuralı ihlal etmek
- break a sweatidiomter dökmek, terlemek
- break a sweatcolloc.ter dökmek, zorlanmak
- break a tiecolloc.beraberliği bozmak, eşitliği bozmak
- break awayphr.v.(gruptan) ayrılmak, bağımsızlaşmak
- break breakexpr.(telsizde) mesajları ayırma ifadesi
- break downphr.v.bozulmak, arıza yapmak