blow
A1A2B1B2C1C2
/bloʊ/
/bləʊ/
- 1 üflemek, esmek
- 2 patlamak
Definition (English)
- To move air or to be moved by air.
- To explode or cause something to explode.
Example Sentences
-
Happy birthday! Blow out the candles.İyi ki doğdun! Mumları üfle.
-
The wind was blowing hard.Rüzgar şiddetli esiyordu.
Verb Forms Irregular A-B-C · Üç biçim de farklı
Base
blow
/bloʊ/
Past
blew
/blu/
Participle
blown
/bloʊn/
How the past is formed
No ‑ed✗blowed ✓blew
Bu fiil düzensizdir: -ed kuralı uygulanmaz, past ve participle biçimleri ezberlenir.
- Pastblow → blewSesli harf değişir: o → e.
- Participleblow → blownBase biçimine -n eklenir.
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 17
See all- blow a kissexpr.öpücük göndermek, öpücük atmak
- blow awayphr.v.(rüzgâr) uçurmak, rüzgârla uçup gitmek
- blow dryv.fön çekmek, fönlemek
- blow hot and coldidiomkararsız olmak, tutarsız davranmak
- blow itidiomişi berbat etmek, fırsatı tepmek
- blow moldingn.şişirme kalıplama
- blow offphr.v.(birini/bir şeyi) ekmek, geçiştirmek
- blow off steamidiomstres atmak, deşarj olmak
- blow outphr.v.üfleyerek söndürmek, (mumları) üflemek
- blow out the candlescolloc.mumları üflemek
- blow overphr.v.geçmek, unutulmak
- blow pipen.üfleme borusu, cam üfleme çubuğu
- blow somethingv.berbat etmek, yüzüne gözüne bulaştırmak
- blow the whistleidiomihbar etmek, (yolsuzluğu) açığa çıkarmak