blow the whistle
A1A2B1B2C1C2
/bloʊ ðə ˈwɪsəl/
/bləʊ ðə ˈwɪsəl/
Idiom
- 1 ihbar etmek, (yolsuzluğu) açığa çıkarmak
Definition (English)
To report illegal or unethical activities to the public or authorities.
Example Sentences
-
He decided to blow the whistle on the company's practices.Şirketin uygulamalarını ihbar etmeye karar verdi.
-
Someone must blow the whistle if corruption is found.Yolsuzluk bulunursa birileri ihbar etmelidir.
Phrases 17
See all- blowv.üflemek, esmek
- blown.darbe, üfleme
- blow a kissexpr.öpücük göndermek, öpücük atmak
- blow awayphr.v.(rüzgâr) uçurmak, rüzgârla uçup gitmek
- blow dryv.fön çekmek, fönlemek
- blow hot and coldidiomkararsız olmak, tutarsız davranmak
- blow itidiomişi berbat etmek, fırsatı tepmek
- blow moldingn.şişirme kalıplama
- blow offphr.v.(birini/bir şeyi) ekmek, geçiştirmek
- blow off steamidiomstres atmak, deşarj olmak
- blow outphr.v.üfleyerek söndürmek, (mumları) üflemek
- blow out the candlescolloc.mumları üflemek
- blow overphr.v.geçmek, unutulmak
- blow pipen.üfleme borusu, cam üfleme çubuğu