around the world
A1A2B1B2C1C2
/ərˈaʊnd ðə wɜrld/
/əˈraʊnd ðə wɜːld/
General
- 1 dünyanın dört bir yanında, dünya çapında
Definition (English)
In or to many different places across the world.
Example Sentences
-
People around the world celebrate the new year in different ways.Dünyanın dört bir yanındaki insanlar yeni yılı farklı şekillerde kutlar.
-
This song became famous around the world in just a few weeks.Bu şarkı sadece birkaç hafta içinde dünya çapında ünlendi.
GeneralTravel
- 1 dünyayı dolaşarak, dünyanın etrafında
Definition (English)
Travelling all the way round the earth, visiting many countries.
Example Sentences
-
They are planning a trip around the world.Dünya turu planlıyorlar.
-
The book describes his journey around the world.Kitap, onun dünyayı dolaştığı yolculuğu anlatıyor.
Synonyms
Phrases 40
See all- aroundadv.yaklaşık, aşağı yukarı
- aroundprep.(-in) etrafında, (-in) çevresinde
- around the clockexpr.gece gündüz, durmaksızın
- around the clockadj.24 saat süren, kesintisiz
- around the cornerexpr.köşeyi dönünce, birkaç adım ötede
- all-aroundadj.çok yönlü, her yönlü
- beat around the bushidiomlafı dolandırmak, lafı evirip çevirmek
- bring aroundphr.v.(birini) ikna etmek, ayıltmak
- come aroundphr.v.uğramak, fikrini değiştirmek
- drive aroundphr.v.arabayla dolaşmak, arabayla tur atmak
- fool aroundphr.v.oyalanmak, aylaklık etmek
- get aroundphr.v.dolaşmak, etrafta hareket etmek
- get around tophr.v.sonunda yapmaya fırsat bulmak, (bir işe) vakit ayırabilmek
- go aroundphr.v.dolaşmak, yayılmak