get around
A1A2B1B2C1C2
/gɛt ərˈaʊnd/
/gɛt əˈraʊnd/
-
1
dolaşmak, etrafta hareket etmek
To move from place to place or travel around an area.
-
It's easy to get around the city using public transport.Toplu taşıma araçlarını kullanarak şehirde dolaşmak kolaydır.
-
My grandmother needs a stick to get around now.Büyükannem artık etrafta dolaşmak için bastona ihtiyaç duyuyor.
-
-
2
(sorunu) aşmak, (kuralı) delmek, bir yolunu bulmak
To find a way of dealing with a problem or avoiding a rule.
-
How do you get around the traffic jams?Trafik sıkışıklığından nasıl kurtuluyorsun?
-
She can get around the rules if she wants to.İsterse kuralları aşabilir.
-
-
3
yayılmak, duyulmak
To become known by many people, used about news or stories.
-
News of their engagement got around quickly.Nişanlandıkları haberi çabucak yayıldı.
-
Word gets around fast in a small town.Küçük bir kasabada haberler hızla duyulur.
-
Phrases 60
See all- get around tophr.v.sonunda yapmaya fırsat bulmak, (bir işe) vakit ayırabilmek
- getv.almak, satın almak
- GETn.GET isteği, GET yöntemi
- get a connectioncolloc.bağlantı kurmak, internete bağlanmak
- get a foot in the dooridiom(sektöre) ilk adımı atmak, kapıyı aralamak
- get a good night's sleepcolloc.iyi bir gece uykusu çekmek
- get a gripexpr.kendini toplamak, kendine hâkim olmak
- get a gripidiomkendine gelmek, sakinleşmek
- get a handle onidiom(bir şeyi) kavramak, kontrol altına almak
- get a kick out ofidiom(bir şeyden) zevk almak, keyif almak
- get a new lease of lifeidiomyeniden can bulmak, yeniden canlanmak
- get a parking ticketcolloc.park cezası yemek, park cezası almak
- get a raisecolloc.zam almak
- get a standing ovationcolloc.ayakta alkışlanmak