well-balanced
A1A2B1B2C1C2
/wɛl ˈbælənst/
/wɛl ˈbælənst/
- 1 dengeli
- 2 duygusal açıdan dengeli, aklı başında
Definition (English)
- Having the right amounts of different parts, so that the whole is good.
- Calm and sensible in the way a person thinks and behaves.
Example Sentences
-
A well-balanced diet is important for health.Dengeli beslenme sağlık için önemlidir.
-
The report gives a well-balanced view of the problem.Rapor, soruna dengeli bir bakış sunuyor.
-
He is a well-balanced person who handles stress well.Stresle iyi başa çıkan, aklı başında biridir.
-
Children need love to grow into well-balanced adults.Çocukların duygusal açıdan dengeli yetişkinler olmaları için sevgiye ihtiyaçları vardır.
Synonyms
Antonyms
Collocations
well-balanced dietwell-balanced personalitywell-balanced approachwell-balanced lifewell-balanced mealwell-balanced argument
Phrases 49
See all- welladv.iyi, güzel
- welln.kuyu, su kuyusu
- wellinterj.şey, yani
- welladj.iyi (sağlıkça), sağlıklı
- wellv.(gözleri) dolmak, (duygu) kabarmak
- well baby visitn.sağlam çocuk muayenesi, sağlam çocuk kontrolü
- well doneinterj.aferin, tebrikler
- well offadj.hâli vakti yerinde, varlıklı
- well watern.kuyu suyu
- as wellexpr.de (da), ayrıca
- as well asexpr.(bir şeyin) yanı sıra, ve ayrıca
- diving welln.atlama havuzu, dalış havuzu
- do well in schoolexpr.okulda başarılı olmak, derslerinde başarılı olmak
- get wellcolloc.iyileşmek