well
A1A2B1B2C1C2
/wɛl/
/wɛl/
- 1 kuyu, su kuyusu countable
- 2 petrol kuyusu, doğal gaz kuyusu countable
Definition (English)
- A deep hole in the ground from which people get water.
- A deep hole made in the ground to take out oil or gas.
Example Sentences
-
They drew fresh water from the well.Kuyudan taze su çektiler.
-
The village still gets its water from an old well.Köy suyunu hâlâ eski bir kuyudan sağlıyor.
-
The company drilled three new oil wells last year.Şirket geçen yıl üç yeni petrol kuyusu açtı.
-
Gas from the well travels through a long pipeline.Kuyudan çıkan gaz uzun bir boru hattıyla taşınıyor.
Synonyms
Collocations
Phrases 49
See all- well baby visitn.sağlam çocuk muayenesi, sağlam çocuk kontrolü
- well doneinterj.aferin, tebrikler
- well offadj.hâli vakti yerinde, varlıklı
- well watern.kuyu suyu
- welladv.iyi, güzel
- wellinterj.şey, yani
- welladj.iyi (sağlıkça), sağlıklı
- wellv.(gözleri) dolmak, (duygu) kabarmak
- as wellexpr.de (da), ayrıca
- as well asexpr.(bir şeyin) yanı sıra, ve ayrıca
- diving welln.atlama havuzu, dalış havuzu
- do well in schoolexpr.okulda başarılı olmak, derslerinde başarılı olmak
- get wellcolloc.iyileşmek
- go down wellidiomiyi karşılanmak, olumlu tepki almak