oil
A1A2B1B2C1C2
/ɔɪl/
/ɔɪl/
- 1 yağ, petrol uncountable
Definition (English)
A thick, smooth liquid from plants, animals, or the ground, used for cooking, fuel, or lubrication.
Example Sentences
-
They used olive oil in the salad.Salatada zeytinyağı kullandılar.
-
The car needs an oil change.Arabanın yağı değişmesi gerekiyor.
Synonyms
Collocations
Phrases 60
See all- oil analysisn.yağ analizi, motor yağı analizi
- oil and vinegarcolloc.yağ ve sirke
- oil bleedn.yağ sızması, yağ akması
- oil canningn.panel dalgalanması, yüzey dalgalanması
- oil consumptionn.yağ tüketimi
- oil cooledadj.yağ soğutmalı
- oil coolern.yağ soğutucu
- oil debris monitorn.yağ kalıntı monitörü
- oil fieldn.petrol sahası, petrol yatağı
- oil filtern.yağ filtresi
- oil freeadj.yağsız, yağsız üretilmiş
- oil leakn.yağ sızıntısı
- oil paintn.yağlı boya
- oil patternn.yağ deseni, pist yağlama düzeni