fuel
A1A2B1B2C1C2
/fjul/
/ˈfjuːəl/
GeneralEnergy
- 1 yakıt, akaryakıt, enerji kaynağı
Definition (English)
A substance that is burned to produce heat or power.
Example Sentences
-
The plane runs on jet fuel to keep it flying.Uçak, havada kalmasını sağlamak için jet yakıtıyla çalışıyor.
General
- 1 mecazen, bir duyguyu veya etkinliği körükleyip güçlendiren şey
Definition (English)
Something that supports or strengthens an emotion or activity.
Example Sentences
-
His passion for art is the fuel for his creativity.Sanata olan tutkusu, yaratıcılığının yakıtıdır.
-
Healthy food is the best fuel for your body.Sağlıklı yiyecekler vücudunuz için en iyi yakıttır.
Synonyms
Collocations
Phrases 60
See all- fuel additiven.yakıt katkı maddesi, yakıt katkısı
- fuel atomizationn.yakıt atomizasyonu, yakıtın zerrelenmesi
- fuel balancen.yakıt dengesi, yakıt dengeleme
- fuel briefn.yakıt durumu bilgilendirmesi, yakıt brifingi
- Fuel burnn.yakıt tüketimi, yakıt sarfiyatı
- fuel burn raten.yakıt tüketim oranı
- fuel calculationn.yakıt hesabı
- fuel capn.yakıt kapağı, depo kapağı
- fuel celln.yakıt hücresi
- fuel controln.yakıt kontrolü, yakıt kumandası
- fuel cooled oil coolern.yakıtla soğutulan yağ soğutucusu
- fuel couplingn.yakıt bağlantısı, yakıt kuplajı
- fuel cross feedn.yakıt çapraz beslemesi
- fuel cutoffn.yakıt kesme