oil
A1A2B1B2C1C2
/ɔɪl/
/ɔɪl/
- 1 yağlamak, yağ sürmek
Definition (English)
To put oil on or into something, for example to make a machine work smoothly or to stop food sticking.
Example Sentences
-
He oiled the hinges to stop the door squeaking.Kapı gıcırdamasın diye menteşeleri yağladı.
-
Lightly oil the baking tin before you pour in the mixture.Karışımı dökmeden önce kek kalıbını hafifçe yağlayın.
Verb Forms Regular
Base
oil
/ɔɪl/
Past
oiled
/ɔɪld/
Participle
oiled
/ɔɪld/
Spelling rule
Add ‑edoil → oiled
Fiilin sonuna -ed eklenir.
Same rule: work → worked · want → wanted · help → helped
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /l/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. oiled /ɔɪld/
Synonyms
lubricategrease
Collocations
Phrases 60
See all- oil analysisn.yağ analizi, motor yağı analizi
- oil and vinegarcolloc.yağ ve sirke
- oil bleedn.yağ sızması, yağ akması
- oil canningn.panel dalgalanması, yüzey dalgalanması
- oil consumptionn.yağ tüketimi
- oil cooledadj.yağ soğutmalı
- oil coolern.yağ soğutucu
- oil debris monitorn.yağ kalıntı monitörü
- oil fieldn.petrol sahası, petrol yatağı
- oil filtern.yağ filtresi
- oil freeadj.yağsız, yağsız üretilmiş
- oil leakn.yağ sızıntısı
- oil paintn.yağlı boya
- oil patternn.yağ deseni, pist yağlama düzeni