unheard
A1A2B1B2C1C2
/ənˈhɜrd/
/ʌnˈhɜːd/
- 1 duyulmamış, dikkate alınmamış
- 2 daha önce dinlenmemiş
Definition (English)
- Not heard; not noticed or paid attention to.
- Not listened to by the public before.
Example Sentences
-
His pleas for help went unheard by the busy passersby.Yardım çağrıları, aceleyle geçen yayalar tarafından duyulmadı.
-
Many workers felt that their complaints had gone unheard for years.Birçok işçi, şikâyetlerine yıllardır kulak verilmediğini düşünüyordu.
-
The box contains previously unheard recordings of the band's first concerts.Kutuda grubun ilk konserlerine ait daha önce dinlenmemiş kayıtlar var.
-
The radio station played an unheard song by the late singer.Radyo, hayatını kaybetmiş şarkıcının daha önce dinlenmemiş bir şarkısını çaldı.