toddle
A1A2B1B2C1C2
/ˈtɑdəl/
/ˈtɒdəl/
General
- 1 tıpış tıpış yürümek, paytak paytak yürümek
Definition (English)
To walk with short, unsteady steps, like a young child.
Example Sentences
-
The toddler began to toddle across the room.Küçük çocuk odanın öbür ucuna tıpış tıpış yürümeye başladı.
-
He watched the ducklings toddle after their mother.Ördek yavrularının annelerinin peşinden paytak paytak yürüyüşünü izledi.
Informal
- 1 ağır ağır gitmek, yavaş yavaş yürümek
Definition (English)
To walk or go somewhere in a slow, relaxed way.
Example Sentences
-
I'll toddle off home now, because it's getting late.Ben artık ağır ağır eve gideyim, geç oluyor.
-
Grandad toddled down to the shop to buy a newspaper.Dedem gazete almak için yavaş yavaş dükkâna yürüdü.
Verb Forms Regular
Base
toddle
/ˈtɑdəl/
Past
toddled
/ˈtɑdəld/
Participle
toddled
/ˈtɑdəld/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dtoddle → toddled
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /l/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. toddled /ˈtɑdəld/