time well spent
A1A2B1B2C1C2
/taɪm wɛl spɛnt/
/taɪm wɛl spɛnt/
- 1 iyi değerlendirilmiş zaman, boşa gitmemiş zaman
Definition (English)
Time that was used in a useful or enjoyable way.
Example Sentences
-
The extra hours of practice were time well spent.Fazladan yapılan çalışma saatleri iyi değerlendirilmiş bir zamandı.
-
Visiting my grandparents is always time well spent.Büyükanne ve büyükbabamı ziyarete ayırdığım zaman asla boşa gitmez.
Phrases 60
See all- timen.zaman, kez
- timev.(süresini) ölçmek, (süre) tutmak
- time bankn.zaman bankası, zaman takası
- time based separationn.zamana dayalı ayırma, zaman esaslı ayırma
- time blindnessn.zaman algısı bozukluğu, zaman körlüğü
- time blockingn.zaman bloklama, zamanı bloklara bölme
- time bombn.saatli bomba, zaman bombası
- time bucketn.zaman aralığı, zaman dilimi
- time constraintn.zaman kısıtı, süre kısıtlaması
- time depositn.vadeli mevduat, vadeli hesap
- time fliesidiomzaman uçup gidiyor, zaman ne çabuk geçiyor
- time horizonn.zaman ufku
- time inn.birlikte sakinleşme zamanı, sakinleşme molası
- time is moneyidiomvakit nakittir, zaman paradır