time bomb
A1A2B1B2C1C2
/taɪm bɑm/
/taɪm bɒm/
-
1
saatli bombacountable
A bomb designed to explode at a set time.
-
Investigators found a time bomb set to detonate later.Müfettişler, daha sonra patlamak üzere ayarlanmış bir saatli bomba buldu.
-
Experts safely removed an old time bomb found at the building site.Uzmanlar inşaat alanında bulunan eski bir saatli bombayı güvenli bir şekilde kaldırdı.
-
-
2
zaman bombası, patlamaya hazır bombacountable Figurative
A situation that is likely to cause serious problems in the future.
-
Rising household debt is a time bomb for the economy.Artan hane halkı borcu ekonomi için bir zaman bombası.
-
The old wiring in this house is a time bomb waiting to go off.Bu evdeki eski elektrik tesisatı patlamaya hazır bir bomba.
-
-
3
zaman ayarlı zararlı kodcountable Computer Science
Hidden program code designed to do damage at a specific future date or time.
-
The malware acted like a time bomb, activating after a week.Kötü amaçlı yazılım bir zaman bombası gibi davranarak bir hafta sonra etkinleşti.
-
The programmer hid a time bomb that deleted files on a certain date.Programcı, belirli bir tarihte dosyaları silen zaman ayarlı zararlı bir kod gizlemişti.
-
Phrases 60
See all- timen.zaman, kez
- timev.(süresini) ölçmek, (süre) tutmak
- time bankn.zaman bankası, zaman takası
- time based separationn.zamana dayalı ayırma, zaman esaslı ayırma
- time blindnessn.zaman algısı bozukluğu, zaman körlüğü
- time blockingn.zaman bloklama, zamanı bloklara bölme
- time bucketn.zaman aralığı, zaman dilimi
- time constraintn.zaman kısıtı, süre kısıtlaması
- time depositn.vadeli mevduat, vadeli hesap
- time fliesidiomzaman uçup gidiyor, zaman ne çabuk geçiyor
- time horizonn.zaman ufku
- time inn.birlikte sakinleşme zamanı, sakinleşme molası
- time is moneyidiomvakit nakittir, zaman paradır
- time managementn.zaman yönetimi