tie up
A1A2B1B2C1C2
/taɪ ʌp/
/taɪ ʌp/
- 1 bağlamak, iple bağlamak
- 2 meşgul etmek
Definition (English)
- To bind or secure something with rope or string.
- To keep someone busy or occupied.
Example Sentences
-
Tie up the package securely.Paketi sağlamca bağla.
-
The boat was tied up at the dock.Tekne iskelede bağlıydı.
-
I'm tied up with meetings all day.Bütün gün toplantılarla meşgulüm.
-
Sorry I didn't call; I was tied up at work.Aramadığım için özür dilerim; işte çok meşguldüm.
Phrases 19
See all- tiev.bağlamak, düğümlemek
- tien.kravat, bağ
- tie boltn.bağlama cıvatası, kenetleme cıvatası
- tie downphr.v.(birini bir yere/işe) bağlamak, kısıtlamak
- tie downn.bağlama kayışı
- tie down ringn.bağlama halkası
- tie down strapn.bağlama kayışı, sabitleme kayışı
- tie the knotidiomdünya evine girmek, evlenmek
- tie wrapn.kablo bağı, plastik kelepçe
- black tien.smokin, smokinli resmî kıyafet
- black-tie eventn.smokin giyilen resmî davet
- bow tien.papyon
- break a tiecolloc.beraberliği bozmak, eşitliği bozmak
- bus tien.bara bağlantısı, bara köprüsü