take out
A1A2B1B2C1C2
/teɪk aʊt/
/teɪk aʊt/
-
1
çıkarmak, dışarı çıkarmak
To remove something from a place or container.
-
Please take out the trash.Lütfen çöpü dışarı çıkar.
-
She took a pen out of her bag and wrote down the number.Çantasından bir kalem çıkardı ve numarayı yazdı.
-
-
2
(yemeğe, sinemaya vb.) götürmek, gezmeye çıkarmak
To take someone to a restaurant, cinema or other place and usually pay.
-
He took her out for dinner.Onu akşam yemeğine götürdü.
-
Dad took us out to the cinema on Saturday.Babam cumartesi bizi sinemaya götürdü.
-
-
3
(para) çekmek
To get money from a bank account.
-
I need to take out some cash before we go.Gitmeden önce biraz nakit çekmem lazım.
-
She took out fifty pounds from the cash machine.Bankamatikten elli sterlin çekti.
-
-
4
(kredi) çekmek, (sigorta) yaptırmak
To officially arrange a loan, insurance policy or similar service.
-
They took out a loan to buy their first house.İlk evlerini almak için kredi çektiler.
-
You should take out travel insurance before your trip.Seyahatinden önce seyahat sigortası yaptırmalısın.
-
Synonyms
Collocations
take out the rubbishtake someone out for dinnertake out moneytake out a loantake out insurance
Phrases 60
See all- take out the trashcolloc.çöpü çıkarmak, çöpü atmak
- takev.götürmek, (yanına) almak
- taken.çekim, kayıt
- take a bathcolloc.banyo yapmak, banyoya girmek
- take a bitecolloc.bir ısırık almak, tadına bakmak
- take a breakexpr.ara vermek, mola vermek
- take a breathexpr.nefes almak, soluklanmak
- take a chancecolloc.şansını denemek, risk almak
- take a classcolloc.ders almak, kursa gitmek
- take a coursecolloc.kurs almak, bir kursa kaydolmak
- take a day offcolloc.bir gün izin almak
- take a deep breathcolloc.derin nefes almak
- take a hard line on somethingidiombir konuda sert tutum almak
- take a hintexpr.laftan anlamak, imayı anlamak