shimmering
A1A2B1B2C1C2
/ˈʃɪmərɪŋ/
/ˈʃɪmərɪŋ/
- 1 titrek ışıltılı, parıldayan, dalgalı ışık saçan
Definition (English)
shining with a soft, unsteady light
Example Sentences
-
The shimmering lake reflected the moon.Yanıp sönen göl ayı yansıtıyordu.
-
Her silk scarf was shimmering.İpek eşarbı parıldıyordu.