save
A1A2B1B2C1C2
/seɪv/
/seɪv/
Formal
- 1 (…) hariç, (…) dışında
Definition (English)
Except; apart from, also used as 'save for'.
Example Sentences
-
The room was empty save for a single old chair.Oda tek bir eski sandalye dışında boştu.
-
All the guests had left save one.Biri hariç bütün konuklar gitmişti.
Phrases 19
See all- save batterycolloc.pil tasarrufu yapmak, şarjdan tasarruf etmek
- save energycolloc.enerjiden tasarruf etmek, enerjiyi idareli kullanmak
- save faceidiomyüzünü kurtarmak, itibarını korumak
- save for a rainy dayidiomkara gün için saklamak, ileride lazım olur diye biriktirmek
- save livescolloc.hayat kurtarmak
- save moneycolloc.para biriktirmek, tasarruf etmek
- save pointn.kayıt noktası
- save roomexpr.yer bırakmak, yer ayırmak
- save spacecolloc.yer kazanmak, alan açmak
- save the dateexpr.bu tarihi ayırın, tarihi not edin
- save the dayidiomdurumu kurtarmak, imdada yetişmek
- save the planetexpr.gezegeni kurtarmak, dünyayı kurtarmak
- save the planetidiomdünyayı kurtarmak
- save timecolloc.zamandan tasarruf etmek, zaman kazanmak