save lives
A1A2B1B2C1C2
/seɪv lɪvz/
/seɪv laɪvz/
- 1 hayat kurtarmak
Definition (English)
To stop people from dying.
Example Sentences
-
Wearing a seatbelt can save lives in a car accident.Emniyet kemeri takmak bir trafik kazasında hayat kurtarabilir.
-
Learning first aid could help you save lives one day.İlk yardım öğrenmek bir gün hayat kurtarmana yardımcı olabilir.
Phrases 19
See all- savev.kurtarmak, (para) biriktirmek
- saven.kurtarış
- saveprep.(…) hariç, (…) dışında
- save batterycolloc.pil tasarrufu yapmak, şarjdan tasarruf etmek
- save energycolloc.enerjiden tasarruf etmek, enerjiyi idareli kullanmak
- save faceidiomyüzünü kurtarmak, itibarını korumak
- save for a rainy dayidiomkara gün için saklamak, ileride lazım olur diye biriktirmek
- save moneycolloc.para biriktirmek, tasarruf etmek
- save pointn.kayıt noktası
- save roomexpr.yer bırakmak, yer ayırmak
- save spacecolloc.yer kazanmak, alan açmak
- save the dateexpr.bu tarihi ayırın, tarihi not edin
- save the dayidiomdurumu kurtarmak, imdada yetişmek
- save the planetexpr.gezegeni kurtarmak, dünyayı kurtarmak