ride
A1A2B1B2C1C2
/raɪd/
/raɪd/
- 1 binmek
- 2 sürmek
Definition (English)
- To sit on an animal or a vehicle and travel on it.
- To travel in a vehicle that you are driving or that someone else is driving.
Example Sentences
-
She loves to ride horses.At binmeyi seviyor.
-
He rides his bike to work.İşe bisikletle gidiyor.
-
We rode the bus downtown.Şehir merkezine otobüsle gittik.
Verb Forms Irregular A-B-C · Üç biçim de farklı
Base
ride
/raɪd/
Past
rode
/roʊd/
Participle
ridden
/ˈrɪdən/
How the past is formed
No ‑ed✗rided ✓rode
Bu fiil düzensizdir: -ed kuralı uygulanmaz, past ve participle biçimleri ezberlenir.
- Pastride → rodeSesli harf değişir: i → o.
- Participleride → riddenSondaki -e düşer, son ünsüz ikilenir ve -en eklenir.
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 23
See all- ride a bikecolloc.bisiklete binmek
- ride alongn.gözlem amaçlı eşlik, birlikte yolculuk
- ride forecastn.türbülans tahmini, sarsıntı tahmini
- ride reportn.türbülans raporu, uçuş koşulları bildirimi
- ride sharen.yolculuk paylaşımı, ortak yolculuk
- ride the railsidiomyük trenlerinde kaçak yolculuk etmek, trenle kaçak seyahat etmek
- riden.sürüş, gezinti
- camel riden.deve gezisi, deve turu
- check riden.kontrol uçuşu, değerlendirme uçuşu
- choppy riden.sarsıntılı yolculuk, sallantılı yolculuk
- freedom riden.özgürlük yolculuğu
- full riden.tam burs
- give a rideexpr.arabayla bırakmak, alıp bırakmak
- kiddie riden.çocuk atraksiyonu