rich
A1A2B1B2C1C2
/rɪtʃ/
/rɪtʃ/
- 1 zengin, varlıklı
- 2 bol
Definition (English)
- Having a lot of money or valuable possessions.
- Containing a lot of fat, sugar, or strong flavour.
Example Sentences
-
Do you think rich people are happy?Sence zengin insanlar mutlu mu?
-
This chocolate cake is very rich.Bu çikolatalı kek çok yoğun/ağır.
-
The soil is rich in minerals.Toprak mineraller açısından zengin.
Synonyms
Antonyms
Collocations
rich manrich womanrich foodrich culturerich historyrich soil
Phrases 14
See all- rich snippetn.zengin sonuç, zengin snippet
- cholesterol-richadj.kolesterolü yüksek
- fiber richadj.lif açısından zengin, lifli
- get richcolloc.zengin olmak
- mineral richadj.mineral açısından zengin, mineralli
- nutrient-richadj.besin değeri yüksek, besleyici
- omega richadj.omega açısından zengin
- plant richadj.bitki ağırlıklı, bol sebzeli
- protein richadj.protein açısından zengin, bol proteinli
- protein-richadj.protein açısından zengin
- strike it richidiombir anda zengin olmak, köşeyi dönmek
- the gap between the rich and the poorcolloc.zenginle yoksul arasındaki uçurum, zengin ile yoksul arasındaki fark
- the gulf between rich and poorcolloc.zenginle yoksul arasındaki uçurum
- the super-richn.süper zenginler, çok zenginler