income
A1A2B1B2C1C2
/ˈɪnˌkʌm/
/ˈɪŋkʌm/
GeneralFinance
- 1 gelir
- 2 kazanç
Definition (English)
- Money one earns by working or from investments.
- Money coming in to a fund, account, or policy.
Example Sentences
-
He has a good income.İyi bir geliri var.
-
Many families live on low incomes.Birçok aile düşük gelirle yaşıyor.
Synonyms
Collocations
Phrases 24
See all- income bracketn.gelir dilimi, gelir grubu
- income capn.gelir tavanı, kazanç sınırı
- income generationn.gelir elde etme, gelir yaratma
- income inequalityn.gelir eşitsizliği
- income investorn.gelir yatırımcısı
- income share agreementn.gelir paylaşım anlaşması, gelir ortaklığı sözleşmesi
- income statementn.gelir tablosu, kâr-zarar tablosu
- income stockn.gelir hissesi, temettü hissesi
- income taxn.gelir vergisi
- income verificationn.gelir doğrulama, gelir teyidi
- debt-to-income ration.borç-gelir oranı
- farm incomen.çiftlik geliri, tarımsal gelir
- hidden incomecolloc.gizli gelir, kayıt dışı gelir
- income-based repaymentn.gelire göre geri ödeme planı