read
A1A2B1B2C1C2
/rid/
/riːd/
-
1
okuma, göz gezdirmecountable
An act or a period of reading something.
-
I gave the email a quick read.E-postayı hızlıca bir okudum.
-
Can I have a read of your newspaper when you have finished?Bitirince gazeteni biraz okuyabilir miyim?
-
-
2
(keyifle) okunan kitap, okunacak şeycountable
A book or article, described by how enjoyable or easy it is to read.
-
That new book is a really good read.O yeni kitap gerçekten keyifle okunuyor.
-
Her latest novel is an easy read for a long journey.Son romanı, uzun bir yolculukta kolayca okunacak bir kitap.
-
-
3
yorum, görüş, değerlendirmecountable Informal
A person's understanding or opinion of a situation or of another person.
-
What's your read on the new manager?Yeni müdür hakkındaki görüşün ne?
-
My read is that she wants to leave the company.Benim yorumum, şirketten ayrılmak istediği yönünde.
-
Synonyms
Collocations
a good reada quick readan easy reada must-readhave a read ofgive something a reada compelling read
Phrases 15
See all- read and don.oku-yap kontrol listesi, oku ve yap yöntemi
- Read backphr.v.(talimatı) teyit için tekrarlamak, geri okumak
- read backn.teyit okuması, geri okuma
- read between the linesidiomsatır aralarını okumak
- read receiptn.okundu bilgisi
- read the signsidiomişaretleri okumak, belirtileri fark etmek
- read you fiveexpr.sizi beş alıyorum, sesinizi çok net alıyorum
- readv.okumak, okuma bilmek
- ad readn.reklam okuması
- easy readn.kolay okuma, anlaşılır metin
- easy readadj.kolay okunur, anlaşılır
- How do you readexpr.beni nasıl alıyorsunuz, beni nasıl duyuyorsunuz
- read-throughn.baştan sona okuma, gözden geçirme
- schema-on-readn.okumada şema, okuma anında şema