rain
A1A2B1B2C1C2
/reɪn/
/reɪn/
- 1 yağmak
Definition (English)
When water falls from the clouds in drops.
Example Sentences
-
It often rains in spring.Bahar aylarında sık sık yağmur yağar.
-
It started to rain heavily.Şiddetli yağmur yağmaya başladı.
Verb Forms Regular
Base
rain
/reɪn/
Past
rained
/reɪnd/
Participle
rained
/reɪnd/
Spelling rule
Add ‑edrain → rained
Fiilin sonuna -ed eklenir.
Same rule: work → worked · want → wanted · help → helped
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /n/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. rained /reɪnd/
Synonyms
Antonyms
stop rainingdry
Collocations
rain heavilyrain hardrain all dayrain dropsrain showerrain fall
Phrases 19
See all- rain barreln.yağmur fıçısı, yağmur suyu varili
- rain bootsn.yağmur çizmeleri, lastik çizme
- rain checkn.sonraya bırakma, başka zamana erteleme
- rain gardenn.yağmur bahçesi
- rain gaugen.yağışölçer, yağmur ölçer
- rain on someone's paradeidiomsevincini kursağında bırakmak, keyfini kaçırmak
- rain on your paradeidiomkeyfini kaçırmak, hevesini kırmak
- rain or shineidiomyağmur çamur demeden, ne olursa olsun
- rain repellentn.su itici, yağmur kaydırıcı
- rain shaftn.yağmur sütunu, yağış sütunu
- rain shelln.yağmurluk, su geçirmez ceket
- rainn.yağmur
- acid rainn.asit yağmuru
- chance of raincolloc.yağmur ihtimali, yağmur olasılığı