pay for
A1A2B1B2C1C2
/peɪ fər/
/peɪ fə/
- 1 (bir şeyin) parasını ödemek, ödemek
- 2 bedelini ödemek, cezasını çekmek
Definition (English)
- To give money to buy something or for a service.
- To suffer because of something you did.
Example Sentences
-
Who is going to pay for dinner tonight?Bu akşam yemeğin parasını kim ödeyecek?
-
My parents paid for my driving lessons.Sürücü kursumun parasını annemle babam ödedi.
-
She is now paying for staying up late every night.Her gece geç yatmanın bedelini şimdi ödüyor.
-
Many smokers pay for their habit later in life.Sigara içenlerin çoğu bu alışkanlığın bedelini ileride öder.
Synonyms
cover the cost offoot the bill for
Phrases 58
See all- payn.maaş, ücret
- payv.ödemek, (parasını) vermek
- pay a complimentcolloc.iltifat etmek, övmek
- pay a finecolloc.ceza ödemek, para cezası ödemek
- pay a fortunecolloc.servet ödemek, çok para vermek
- pay a visitcolloc.ziyaret etmek
- pay attentioncolloc.dikkat etmek, dikkatini vermek
- pay attention tocolloc.(bir şeye) dikkat etmek, dikkatini (bir şeye) vermek
- pay backphr.v.geri ödemek, (birinden) intikam almak
- pay bandn.maaş aralığı, maaş bandı
- pay by cardcolloc.kartla ödemek
- pay dividendsidiommeyvesini vermek, karşılığını vermek
- pay equityn.ücret eşitliği
- pay freezen.maaşların dondurulması