out of place
A1A2B1B2C1C2
/aʊt əv pleɪs/
/aʊt əv pleɪs/
- 1 yersiz, uygunsuz, sırıtan
- 2 (kendini) yabancı hisseden, ait olmadığını hisseden
Definition (English)
- Not suitable for a particular situation or place.
- (Of a person) feeling uncomfortable because you do not fit in.
Example Sentences
-
That comment was out of place at a funeral.O yorum bir cenazede yersizdi.
-
The modern building looks out of place in the old village.Modern bina eski köyde sırıtıyor.
-
He felt out of place among all the rich guests.Bütün o zengin konukların arasında kendini yabancı hissetti.
-
I always feel out of place at formal parties.Resmî partilerde kendimi hep yabancı hissederim.
Phrases 15
See all- placen.yer, nokta
- placev.koymak, yerleştirmek
- place an ordercolloc.sipariş vermek
- place basedadj.mekân temelli, yere özgü
- place settingn.kuver, bir kişilik sofra takımı
- fall into placeidiomtaşlar yerine oturmak, her şey yoluna girmek
- make the world a better placecolloc.dünyayı daha yaşanabilir bir yer yapmak, dünyayı daha iyi bir yer hâline getirmek
- mise en placen.mizanplas, ön hazırlık
- never have a hair out of placeidiomher zaman iki dirhem bir çekirdek olmak
- pick and placen.al-yerleştir, alıp yerleştirme
- polling placen.oy verme yeri
- shelter in placeexpr.bulunduğu yerde kalmak, bulunduğu yerde sığınmak
- shelter in placeidiomyerinde sığınmak, bulunduğu yerde kalmak
- take placeidiomgerçekleşmek, yapılmak