on top
A1A2B1B2C1C2
/ɑn tɑp/
/ɒn tɒp/
- 1 üstte, üstünde
- 2 önde, galip
Definition (English)
- On the highest part or surface of something.
- In a winning or leading position.
Example Sentences
-
The cake had chocolate on top and cream inside.Pastanın üstünde çikolata, içinde krema vardı.
-
Put the heavy books at the bottom and the light ones on top.Ağır kitapları alta, hafif olanları üste koy.
-
After a close game, our team came out on top.Çekişmeli bir maçın sonunda galip gelen bizim takım oldu.
-
She works hard to stay on top in her field.Alanında önde kalmak için çok çalışıyor.
Synonyms
at the top
Collocations
come out on topstay on top
Phrases 51
See all- on top ofexpr.(bir şeyin) üstünde, (bir şeyin) üzerinde
- on top of thatexpr.üstüne üstlük, bir de
- topn.tepe, üst kısım
- topadj.en üstteki, en yukarıdaki
- topv.aşmak, geçmek
- top 40n.Top 40 listesi, en çok dinlenen 40 şarkı
- top altituden.üst irtifa, maksimum irtifa
- top bananaidiomen yetkili kişi, patron
- top bar hiven.üst çıtalı kovan
- top coatn.son kat boya, üst kat
- top dogn.bir numara, lider
- top dollaridiomyüksek fiyat, yüklü para
- top downadj.yukarıdan aşağıya, genelden özele
- top grainadj.üst katman (deri)