man
A1A2B1B2C1C2
/mæn/
/mæn/
- 1 başında durmak, (bir yerde) görev yapmak, personel sağlamak
Definition (English)
To work at a place or operate equipment, or to provide the people who do this.
Example Sentences
-
Volunteers manned the phones all through the night.Gönüllüler bütün gece telefonların başında durdu.
-
The ship was manned by a crew of twelve.Gemide on iki kişilik bir mürettebat görev yapıyordu.
Verb Forms Regular
Base
man
/mæn/
Past
manned
/mænd/
Participle
manned
/mænd/
Spelling rule
Double the last consonant + ‑edman → manned
Fiil tek bir sesli + tek bir sessiz harfle bitiyor ve vurgu son hecede olduğu için son sessiz harf ikilenir, sonra -ed eklenir.
Same rule: stop → stopped · plan → planned · drop → dropped
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /n/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. manned /mænd/
Synonyms
Collocations
man the phonesman a deskman the barricadesmanned by volunteersmanned spaceflightunmanned aircraft
Phrases 21
See all- man upphr.v.adam gibi davranmak, güçlü durmak
- mann.adam, erkek
- maninterj.vay be, of be
- a man after your own heartidiomtam gönlüne göre biri, aynı kafada biri
- best mann.baş sağdıç
- clothes make the manidiomkıyafet insanı yapar, insanı kıyafetine göre karşılarlar
- gray mann.gri adam, göze batmayan kişi
- hit mann.tetikçi, kiralık katil
- made mann.mafyaya kabul edilmiş kişi, resmi mafya üyesi
- man-hourn.adam saat, iş gücü saati
- man-in-the-middlen.ortadaki adam saldırısı
- man-to-manadj.adam adama, erkek erkeğe
- man-upn.sayısal üstünlük (su topu)
- medicine mann.şifacı, halk hekimi