man
A1A2B1B2C1C2
/mæn/
/mæn/
-
1
adam, erkekcountable
An adult male human.
-
A tall man with a beard opened the door.Kapıyı sakallı, uzun boylu bir adam açtı.
-
There were more women than men at the meeting.Toplantıda erkeklerden çok kadın vardı.
-
-
2
insan, insanoğlu, insanlıkuncountable Formal
People in general; the human race.
-
This is one of the oldest tools made by man.Bu, insanoğlunun yaptığı en eski aletlerden biri.
-
All men are equal before the law.Kanun önünde bütün insanlar eşittir.
-
-
3
er (asker), işçicountable
A man who works for an organization, or a soldier who is not an officer.
-
The officer ordered his men to wait by the gate.Subay, askerlerine kapının yanında beklemelerini emretti.
-
The company sent two men to repair the roof.Şirket, çatıyı onarmaları için iki işçi gönderdi.
-
-
4
koca, erkek arkadaşcountable Informal
A woman's husband, boyfriend or male partner.
-
She's been with her man for ten years now.On yıldır erkek arkadaşıyla birlikte.
-
Her man works on a ship and is often away.Kocası bir gemide çalışıyor ve sık sık uzakta oluyor.
-
-
5
gerçek erkek, delikanlıcountable
A man who has the qualities, such as courage and strength, that people expect a man to have.
-
The army will make a man of him, his father said.Babası, askerliğin onu adam edeceğini söyledi.
-
He was man enough to admit his mistake.Hatasını kabul edecek kadar delikanlıydı.
-
-
6
dostum, biradercountable Informal
Used to speak to a man or a boy in a friendly way.
-
Hey man, how's it going these days?Selam dostum, bu aralar nasıl gidiyor?
-
Come on, man, we're going to be late!Hadi birader, geç kalacağız!
-
-
7
(oyunda) taşcountable
One of the pieces used in board games such as chess or draughts.
-
In draughts, each player starts with twelve men.Dama oyununda her oyuncu on iki taşla başlar.
-
She moved one of her men to the next square.Taşlarından birini bir sonraki kareye sürdü.
-
Synonyms
Antonyms
Collocations
young manold mana man of his wordthe man in the streeta family manbest manman-madeto a manevery man for himselfman to man
Phrases 21
See all- man upphr.v.adam gibi davranmak, güçlü durmak
- manv.başında durmak, (bir yerde) görev yapmak
- maninterj.vay be, of be
- a man after your own heartidiomtam gönlüne göre biri, aynı kafada biri
- best mann.baş sağdıç
- clothes make the manidiomkıyafet insanı yapar, insanı kıyafetine göre karşılarlar
- gray mann.gri adam, göze batmayan kişi
- hit mann.tetikçi, kiralık katil
- made mann.mafyaya kabul edilmiş kişi, resmi mafya üyesi
- man-hourn.adam saat, iş gücü saati
- man-in-the-middlen.ortadaki adam saldırısı
- man-to-manadj.adam adama, erkek erkeğe
- man-upn.sayısal üstünlük (su topu)
- medicine mann.şifacı, halk hekimi