make time for
A1A2B1B2C1C2
/meɪk taɪm fər/
/meɪk taɪm fə/
- 1 (birine/bir şeye) zaman ayırmak, vakit ayırmak, zaman yaratmak
Definition (English)
To set aside time in one's schedule for someone or something important.
Example Sentences
-
Don is a busy lawyer, but he always makes time for his family.Don yoğun bir avukat ama ailesine her zaman vakit ayırır.
-
I'll make sure to make time for you when you visit me.Beni ziyarete geldiğinde sana mutlaka zaman ayıracağım.
Synonyms
find time forset aside time for
Phrases 60
See all- makev.yapmak, üretmek
- maken.marka
- make a big thing of somethingidiom(bir şeyi) mesele yapmak, (olayı) büyütmek
- make a bundleidiomyığınla para kazanmak, köşeyi dönmek
- make a cheque out to someonecolloc.çeki birinin adına yazmak, çeki birinin adına düzenlemek
- make a choicecolloc.seçim yapmak, (seçenekler arasında) karar vermek
- make a commentcolloc.yorum yapmak, fikir belirtmek
- make a complaintcolloc.şikayet etmek, şikayette bulunmak
- make a complaint about somethingcolloc.bir şey hakkında şikâyette bulunmak
- make a contributioncolloc.katkıda bulunmak, bağış yapmak
- make a decisioncolloc.karar vermek
- make a determined effortcolloc.kararlı bir çaba göstermek
- make a differencecolloc.fark yaratmak
- make a discoverycolloc.keşif yapmak