make a choice
A1A2B1B2C1C2
/meɪk ə tʃɔɪs/
/meɪk ə tʃɔɪs/
- 1 seçim yapmak, (seçenekler arasında) karar vermek
Definition (English)
To decide between two or more options.
Example Sentences
-
You have to make a choice between the two universities.İki üniversite arasından bir seçim yapmalısın.
-
It's hard to make a choice when you like both.İkisini de sevdiğinde seçim yapmak zor.
Phrases 60
See all- makev.yapmak, üretmek
- maken.marka
- make a big thing of somethingidiom(bir şeyi) mesele yapmak, (olayı) büyütmek
- make a bundleidiomyığınla para kazanmak, köşeyi dönmek
- make a cheque out to someonecolloc.çeki birinin adına yazmak, çeki birinin adına düzenlemek
- make a commentcolloc.yorum yapmak, fikir belirtmek
- make a complaintcolloc.şikayet etmek, şikayette bulunmak
- make a complaint about somethingcolloc.bir şey hakkında şikâyette bulunmak
- make a contributioncolloc.katkıda bulunmak, bağış yapmak
- make a decisioncolloc.karar vermek
- make a determined effortcolloc.kararlı bir çaba göstermek
- make a differencecolloc.fark yaratmak
- make a discoverycolloc.keşif yapmak
- make a donationcolloc.bağış yapmak