make do with
A1A2B1B2C1C2
/meɪk du wɪð/
/meɪk duː wɪð/
- 1 idare etmek, yetinmek, var olanla geçinmek
Definition (English)
To manage to live or do something with the limited things that are available.
Example Sentences
-
We had to make do with what we had.Elimizdekiyle idare etmek zorunda kaldık.
-
She made do with a simple meal.Basit bir yemekle yetindi.
Synonyms
Phrases 60
See all- makev.yapmak, üretmek
- maken.marka
- make a big thing of somethingidiom(bir şeyi) mesele yapmak, (olayı) büyütmek
- make a bundleidiomyığınla para kazanmak, köşeyi dönmek
- make a cheque out to someonecolloc.çeki birinin adına yazmak, çeki birinin adına düzenlemek
- make a choicecolloc.seçim yapmak, (seçenekler arasında) karar vermek
- make a commentcolloc.yorum yapmak, fikir belirtmek
- make a complaintcolloc.şikayet etmek, şikayette bulunmak
- make a complaint about somethingcolloc.bir şey hakkında şikâyette bulunmak
- make a contributioncolloc.katkıda bulunmak, bağış yapmak
- make a decisioncolloc.karar vermek
- make a determined effortcolloc.kararlı bir çaba göstermek
- make a differencecolloc.fark yaratmak
- make a discoverycolloc.keşif yapmak