make an excuse
A1A2B1B2C1C2
/meɪk ən ɪkˈskjus/
/meɪk ən ɪkˈskjuːs/
- 1 bahane uydurmak
Definition (English)
To give a false reason to explain why you did or did not do something.
Example Sentences
-
He made an excuse for being late again.Yine geç kaldığı için bir bahane uydurdu.
-
She didn't want to go, so she made an excuse.Gitmek istemediği için bir bahane uydurdu.
Synonyms
give an excuseoffer an excuseinvent an excusemake up an excuse
Phrases 60
See all- makev.yapmak, üretmek
- maken.marka
- make a big thing of somethingidiom(bir şeyi) mesele yapmak, (olayı) büyütmek
- make a bundleidiomyığınla para kazanmak, köşeyi dönmek
- make a cheque out to someonecolloc.çeki birinin adına yazmak, çeki birinin adına düzenlemek
- make a choicecolloc.seçim yapmak, (seçenekler arasında) karar vermek
- make a commentcolloc.yorum yapmak, fikir belirtmek
- make a complaintcolloc.şikayet etmek, şikayette bulunmak
- make a complaint about somethingcolloc.bir şey hakkında şikâyette bulunmak
- make a contributioncolloc.katkıda bulunmak, bağış yapmak
- make a decisioncolloc.karar vermek
- make a determined effortcolloc.kararlı bir çaba göstermek
- make a differencecolloc.fark yaratmak
- make a discoverycolloc.keşif yapmak