make a statement
A1A2B1B2C1C2
/meɪk ə ˈsteɪtmənt/
/meɪk ə ˈsteɪtmənt/
- 1 açıklama yapmak, beyanatta bulunmak
- 2 mesaj vermek, dikkat çekmek
Definition (English)
- To say something officially or publicly.
- To show your ideas or personality clearly through the way you dress or act.
Example Sentences
-
The company made a public statement about the incident.Şirket olayla ilgili kamuya bir açıklama yaptı.
-
She made a statement to the police.Polise ifade verdi.
-
She wore a bright red suit to make a statement.Bir mesaj vermek için parlak kırmızı bir takım giydi.
-
The bold design of the new library really makes a statement.Yeni kütüphanenin cesur tasarımı gerçekten dikkat çekiyor.
Synonyms
Phrases 60
See all- makev.yapmak, üretmek
- maken.marka
- make a big thing of somethingidiom(bir şeyi) mesele yapmak, (olayı) büyütmek
- make a bundleidiomyığınla para kazanmak, köşeyi dönmek
- make a cheque out to someonecolloc.çeki birinin adına yazmak, çeki birinin adına düzenlemek
- make a choicecolloc.seçim yapmak, (seçenekler arasında) karar vermek
- make a commentcolloc.yorum yapmak, fikir belirtmek
- make a complaintcolloc.şikayet etmek, şikayette bulunmak
- make a complaint about somethingcolloc.bir şey hakkında şikâyette bulunmak
- make a contributioncolloc.katkıda bulunmak, bağış yapmak
- make a decisioncolloc.karar vermek
- make a determined effortcolloc.kararlı bir çaba göstermek
- make a differencecolloc.fark yaratmak
- make a discoverycolloc.keşif yapmak