make a mess
A1A2B1B2C1C2
/meɪk ə mɛs/
/meɪk ə mɛs/
- 1 ortalığı dağıtmak, ortalığı kirletmek
- 2 (işi) berbat etmek, (işi) yüzüne gözüne bulaştırmak
Definition (English)
- To leave a place untidy or dirty.
- To do something badly or spoil it (make a mess of something).
Example Sentences
-
The children made a mess in the kitchen.Çocuklar mutfakta ortalığı dağıttı.
-
He made a mess while trying to fix the sink.Lavaboyu tamir etmeye çalışırken ortalığı dağıttı.
-
I made a mess of my first job interview.İlk iş görüşmemi berbat ettim.
-
He made a mess of the accounts and had to start again.Hesapları yüzüne gözüne bulaştırdı ve baştan başlamak zorunda kaldı.
Synonyms
Phrases 60
See all- makev.yapmak, üretmek
- maken.marka
- make a big thing of somethingidiom(bir şeyi) mesele yapmak, (olayı) büyütmek
- make a bundleidiomyığınla para kazanmak, köşeyi dönmek
- make a cheque out to someonecolloc.çeki birinin adına yazmak, çeki birinin adına düzenlemek
- make a choicecolloc.seçim yapmak, (seçenekler arasında) karar vermek
- make a commentcolloc.yorum yapmak, fikir belirtmek
- make a complaintcolloc.şikayet etmek, şikayette bulunmak
- make a complaint about somethingcolloc.bir şey hakkında şikâyette bulunmak
- make a contributioncolloc.katkıda bulunmak, bağış yapmak
- make a decisioncolloc.karar vermek
- make a determined effortcolloc.kararlı bir çaba göstermek
- make a differencecolloc.fark yaratmak
- make a discoverycolloc.keşif yapmak