low-dose
A1A2B1B2C1C2
/loʊ doʊs/
/ləʊ dəʊs/
- 1 düşük dozlu
Definition (English)
Containing or using a smaller amount of a drug than is normally given.
Example Sentences
-
Doctors sometimes prescribe a low-dose version of the drug to older patients to limit side effects.Doktorlar, yan etkileri sınırlamak için yaşlı hastalara bazen ilacın düşük dozlu bir türünü yazıyor.
-
Patients on low-dose medication still need regular blood tests to check that the treatment is working.Düşük dozlu ilaç kullanan hastaların da tedavinin işe yarayıp yaramadığını kontrol etmek için düzenli kan tahlili yaptırması gerekiyor.
Phrases 60
See all- lowadv.alçaktan, yere yakın
- lown.en düşük değer, dip
- lowadj.alçak, düşük
- low ABVadj.düşük alkollü
- low acidadj.düşük asitli, az asitli
- low altitude chartn.düşük irtifa haritası, alçak irtifa haritası
- low and slowidiomdüşük ısıda uzun süre, kısık ateşte yavaş yavaş
- low approachn.alçak yaklaşma, inişsiz yaklaşma
- low balancen.düşük bakiye
- low batterycolloc.az şarj, düşük pil
- low batteryn.zayıf pil, düşük pil
- low beamn.kısa far
- low bypassadj.düşük by-pass oranlı
- low calorieadj.az kalorili, düşük kalorili