look up
A1A2B1B2C1C2
/lʊk ʌp/
/lʊk ʌp/
-
1
(sözlükte vb.) bakmak, aramak
To search for information in a book, on a computer or online.
-
I looked up the word in the dictionary.Kelimeye sözlükte baktım.
-
You can look up the train times online.Tren saatlerine internetten bakabilirsin.
-
-
2
düzelmek, iyiye gitmek Informal
(of a situation) To become better.
-
Things are looking up for our team.Takımımız için işler düzeliyor.
-
After a difficult year, business is finally looking up.Zor bir yılın ardından işler sonunda iyiye gidiyor.
-
-
3
başını kaldırıp bakmak, yukarı bakmak
To raise your eyes and look towards something above you.
-
She looked up from her book when I came in.İçeri girdiğimde kitabından başını kaldırıp baktı.
-
Look up and you can see the stars.Yukarı bak, yıldızları görebilirsin.
-
Phrases 49
See all- look up tophr.v.örnek almak, hayranlık duymak
- lookn.bakma, göz atma
- lookv.bakmak, görünmek
- look a gift horse in the mouthidiomhediyeye kusur bulmak, verilene burun kıvırmak
- look afterphr.v.bakmak, ilgilenmek
- look aheadphr.v.ileriye bakmak
- look aheadn.ileriye bakış, öngörü
- look aroundphr.v.etrafa bakmak, çevresine bakmak
- look as black as thunderidiomyüzünden öfke okunmak, çok öfkeli görünmek
- look askanceidiomkuşkuyla bakmak
- look atphr.v.bakmak, incelemek
- look at something through rose-tinted spectaclesidiombir şeyi toz pembe görmek
- look backphr.v.arkasına bakmak, dönüp bakmak
- look back onphr.v.geçmişi düşünmek, anımsamak