look after
A1A2B1B2C1C2
/lʊk ˈæftər/
/lʊk ˈɑːftə/
- 1 bakmak, ilgilenmek, göz kulak olmak
Definition (English)
To take care of someone or something, ensuring their safety and well-being.
Example Sentences
-
She looks after her little brother.Küçük kardeşine bakıyor.
-
Can you look after my plants while I'm away?Ben yokken bitkilerime bakabilir misin?
-
It's important to look after your health.Sağlığınıza dikkat etmek önemlidir.
Phrases 50
See all- lookn.bakma, göz atma
- lookv.bakmak, görünmek
- look a gift horse in the mouthidiomhediyeye kusur bulmak, verilene burun kıvırmak
- look aheadphr.v.ileriye bakmak
- look aheadn.ileriye bakış, öngörü
- look aroundphr.v.etrafa bakmak, çevresine bakmak
- look as black as thunderidiomyüzünden öfke okunmak, çok öfkeli görünmek
- look askanceidiomkuşkuyla bakmak
- look atphr.v.bakmak, incelemek
- look at something through rose-tinted spectaclesidiombir şeyi toz pembe görmek
- look backphr.v.arkasına bakmak, dönüp bakmak
- look back onphr.v.geçmişi düşünmek, anımsamak
- look before you leapidiomacele işe şeytan karışır, düşünmeden hareket etme
- look both wayscolloc.iki yana bakmak, sağa sola bakmak