live
A1A2B1B2C1C2
/laɪv/
/laɪv/
- 1 canlı olarak, naklen
- 2 sahnede, seyirci önünde
Definition (English)
- Broadcast at the same time as it happens.
- Performed in front of an audience.
Example Sentences
-
The concert will be broadcast live.Konser canlı olarak yayınlanacak.
-
We watched the event live on TV.Etkinliği televizyonda canlı izledik.
-
The band has never played this song live before.Grup bu şarkıyı daha önce hiç sahnede çalmadı.
-
I'd love to see her sing live one day.Bir gün onu sahnede şarkı söylerken görmeyi çok isterim.
Synonyms
in real timeon air
Collocations
broadcast livego out livewatch something liveplay liveperform livesee someone livelive on air
Phrases 31
See all- live below the poverty linecolloc.yoksulluk sınırının altında yaşamak
- live bettingn.canlı bahis
- live birthn.canlı doğum
- live byphr.v.(ilkelere) göre yaşamak, (bir kuralı) ilke edinmek
- live captionn.canlı altyazı, gerçek zamanlı altyazı
- live chatn.canlı sohbet, canlı destek
- live connectionn.canlı bağlantı
- live from hand to mouthidiomkıt kanaat geçinmek, iki yakası bir araya gelmemek
- live in abject povertycolloc.sefalet içinde yaşamak
- live in an ivory toweridiomfildişi kulede yaşamak
- live in the lap of luxuryidiomlüks içinde yaşamak
- live loadn.hareketli yük, canlı yük
- live notificationn.anlık bildirim, canlı bildirim
- live onphr.v.(bir şeyle) geçinmek, (bir şeyle) beslenmek