let on
A1A2B1B2C1C2
/lɛt ɑn/
/lɛt ɒn/
Informal
- 1 sezdirmek, açığa vurmak, belli etmek
Definition (English)
To reveal a secret or information, often unintentionally.
Example Sentences
-
Don't let on that you know.Bildiğini sezdirme.
-
He knew about the surprise party but never let on.Sürpriz partiyi biliyordu ama hiç belli etmedi.
Phrases 16
See all- letv.izin vermek, bırakmak
- letn.let, servis tekrarı
- let bygones be bygonesidiomgeçmişi geçmişte bırakmak, eski defterleri açmamak
- let downphr.v.hayal kırıklığına uğratmak, (aşağı) indirmek
- let gophr.v.bırakmak, salıvermek
- let inphr.v.içeri almak, (ışık/hava) geçirmek
- let in onphr.v.(birini sırra) ortak etmek, (birine sırrı) açmak
- let offphr.v.(birini) cezasız bırakmak, ceza vermemek
- let sleeping dogs lieidiomuyuyan yılanın kuyruğuna basmamak, (eski meseleleri) kurcalamamak
- let someone downphr.v.(birini) hayal kırıklığına uğratmak, (birini) yüzüstü bırakmak
- let someone gophr.v.işten çıkarmak, işine son vermek
- let someone stewidiombirini bir süre endişeyle bekletmek
- let the cat out of the bagidiomsırrı ağzından kaçırmak
- let there be lightexpr.ışık olsun, aydınlansın