intimidate
A1A2B1B2C1C2
/ˌɪnˈtɪmɪˌdeɪt/
/ɪnˈtɪmɪˌdeɪt/
- 1 gözünü korkutmak, sindirmek
Definition (English)
To frighten or threaten someone, especially to make that person do or not do something.
Example Sentences
-
He tried to intimidate the witness.Tanığın gözünü korkutmaya çalıştı.
-
Don't let them intimidate you.Onların seni sindirmesine izin verme.
-
They tried to intimidate him into signing the contract.Sözleşmeyi imzalaması için gözünü korkutmaya çalıştılar.
Verb Forms Regular
Base
intimidate
/ˌɪnˈtɪmɪˌdeɪt/
Past
intimidated
/ˌɪnˈtɪmɪˌdeɪtɪd/
Participle
intimidated
/ˌɪnˈtɪmɪˌdeɪtɪd/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dintimidate → intimidated
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil /t/ sesiyle bittiği için -ed ayrı bir hece olur ve /ɪd/ okunur. intimidated /ˌɪnˈtɪmɪˌdeɪtɪd/