confidence
A1A2B1B2C1C2
/ˈkɑnfədəns/
/ˈkɒnfɪdəns/
- 1 özgüven
- 2 güven, sır
Definition (English)
- A belief in your own ability to do things well.
- A feeling of trust in someone or something.
Example Sentences
-
She spoke with great confidence during the presentation.Sunum sırasında büyük bir güvenle konuştu.
-
I have complete confidence in her judgment.Onun yargısına tam güvenim var.
-
He told me his problems in confidence.Bana sorunlarını sır olarak anlattı.
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 10
See all- confidence intervaln.güven aralığı
- confidence monitorn.konuşmacı monitörü, sunucu monitörü
- confidence scoren.güven puanı, güven skoru
- boost your confidencecolloc.özgüvenini artırmak
- breach of confidencen.gizlilik ihlali, sır saklama yükümlülüğünün ihlali
- consumer confidencen.tüketici güveni
- creative confidencen.yaratıcı özgüven, yaratıcı olma inancı
- lack confidencecolloc.kendine güveni olmamak, özgüven eksikliği yaşamak
- self-confidencen.özgüven, kendine güven
- undermine confidence in somethingcolloc.bir şeye olan güveni sarsmak