in the money
A1A2B1B2C1C2
/ɪn ðə ˈmʌni/
/ɪn ðə ˈmʌni/
Informal
- 1 paralı, parası bol
Definition (English)
Having a lot of money, especially suddenly.
Example Sentences
-
After selling her old house, she was suddenly in the money.Eski evini sattıktan sonra birden paralı oldu.
-
If this plan works, we will all be in the money.Bu plan tutarsa hepimizin parası bol olacak.
IdiomFinance
- 1 parada (opsiyon), kârlı (opsiyon)
Definition (English)
Of an option, having a strike price that would give a profit if used now.
Example Sentences
-
The call moved deep in the money after the earnings beat.Alım opsiyonu, kazanç beklentiyi aştıktan sonra derin parada konuma geçti.
-
An option that finishes in the money is normally exercised automatically.Parada biten bir opsiyon, normalde otomatik olarak kullanılır.
Phrases 46
See all- moneyn.para, servet
- money back guaranteen.para iade garantisi
- money balln.veri odaklı spor analizi, istatistiksel spor analizi
- money doesn't grow on treesidiompara ağaçta bitmiyor, para kolay kazanılmıyor
- money is tightexpr.para sıkıntısı olmak, bütçe dar olmak
- money launderern.kara para aklayan kişi
- money launderingn.kara para aklama
- money marketn.para piyasası
- money market accountn.para piyasası hesabı
- money market fundn.para piyasası fonu, likit fon
- money supplyn.para arzı
- money talksidiompara her kapıyı açar, para konuşur
- money to burnidiomsürüsüne bereket para, harcayacak bol para
- a fool and his moneyidiomaptalın parası tez biter